Bebeğin Duygusal Özellikleri

Bebeklik Döneminin Duygusal Özellikleri:

Doğumdan hemen sonra bebekler beslenme ve diğer fiziki ihti­yaçlarının giderilmesi yanı sıra başka bir ilgi de beklerler. Kucağa almak, okşamak, şarki söylemek çocuğu rahatlatır. Doğumdan bir­kaç gün sonra kucağa alınan çocuk ağlamayı keser, bir kaç hafta içinde insan görmek ya da sesini işitmek huzursuzluğunu giderir. Çocukta ana sevgisi, beslenme gereksinimi gibi temel ve doğuştan ileri gelen bir gereksinimdir. Çocuk beslenirken kucağa alınmalı yakın bir İlişki kurulmalıdır. Çocuğun altı temizlenirken uyutulurken şefkat ve büyük bir istek gösterilmelidir.

Bebeklerin çoğu ağlar, nazlanır, kıpırdanır, tekme atar, beslendikten ve altı temizlendikten sonra memnunluk duyar. Bunlar çocu­ğun gösterdiği duyguların tepkileridir.

Bebeğin Ağlaması: Bebeğin ağlama nedenleri arasında çok şey vardı. Ağlama yolu ile bütün gereksinimini ve istekleri­ni açıklar. Doğar doğmaz ağlama çocuğun varlığını kanıtlar. Kü­çük bebeklerde ilk üç ay içinde sık ağlayanların midebarsak sis­temlerinde çok gaz olduğu görülmüştür.

Bebeğin sinir sistemindeki yetersizliği, organları ve annesi ile olan ilişkilerindeki bozukluk ağlamaya neden olur. Annenin duygu­sal huzursuzluğunun çocuğun bedensel sağlığını etkilediği konu­sunda araştırmalar vardır. Annelik rolünü benimsemiyen, kendine güvensiz, kararsız insan ilişkilerinde uyumsuz annelerin çocuklarırir’ da sana ve ağlama daha çok görülmüştür.

Hastalıklı, gereksinmeleri zamanında karşılanmayan, is­tenmeyen çocuklarda ağlama sıktır. Nedeni ne olursa olsun sık ağ­lamalar ana-çocuk ilişkileri arasında olumsuz etki yapar. Anne hu­zursuzluğa düşer. Annelik görevi karşısında güvenini yitirir. Ağla­maların yüksek sesle, alçak sesle, az, çok, kısa Uzun nitelikte olma­ları çocuklar arasında farklılık gösterir. Bebeğin açlık ağlaması her­hangi bir rahatsızlık ağlamasından farklıdır. Açlıktan ağlamalar yemeklerden önce olur. Mama saatinden önce uyanıp ağlıyorsa mamanın arttırılmasına ihtiyaç vardır. İyice doyup uykuya daldık­tan sonra ağlıyorsa hazımsızlık ve gaz sancısı düşünülmelidir. İlk aylarda hastalık dolayısıyla da sık ağlama görülür. Kaba çamaşır­lar, rahat olmayan yatak, altının ıslaklığı ağlamaya neden olabilir…

Bebeklerde Acı (Ağrı): Bebekler bazı acılara karşı oldukça duyarsızdır. Be­beğin acısını, yetişkine göre daha çabuk ve derin duyup duymadı­ğı bilinmemektedir. Bebeğin bazı acılara karşı duyarsızlığı ilgi çe­kici sonuçlar duğurur. Örneğin ilk haftalarda bebeği uyuşturma yapmadan sünnet etmek mümkündür.Daha büyük çocuklarda bu işlem büyük ağrılara sebep olur. Ancak çocukların acıyı belli etme­meleri, acıya karşı duyarsızlık anlamına gelmemelidir. Bazı bebek­ler, iyileşmemiş yaralarının yapışması, ve idrar ile teması sonucu bir rahatsızlık duyarlar ve ağlarlar.

Bebeklerde Refleksler (Hareketler): Doğumdan sonra ilk günlerde anakarnındaki çocuğun özelliklerini gösterir. Zamanının büyük bir kısmını uyku ile geçirir. Göz kırpar, nefes alır.Çocuğun çevreye uyumunu sağlayan reflekslerin tümünün hayati önemi vardır. Beslenme ile ilgili üç önemli refleks: Uyarınca ağzını döndürme, emme ve yatmadır,

  • Doğumdan kısa bir süre sonra dudaklarına ya da dudalarının yanındaki yanak bölgesine parmakla hafifçe dokunulduğu zaman, Çocuk başını yukarıya doğru çevirir, ağzına birşey parmak sokul­duğu zaman hemen emer. Biberonu ve anneyi izler (emme ve izle­me refleksi).
  • El’ayası hafif bir dokunma ile uyarıldığında elini hemen kap­maktadır. Yakalama tepkisi ilk; haftalarda çok kuvvetlidir. Bir çubu­ğu tutmuş olan çocuk gövdesini birkaç saniye havada tutar. Bu ya­kalama tepkisi ikinci ayın sonunda kaybolmaktadır. (Yakalama ve Kavrama refleksi).
  • Çocuğun ayak altı Uyarıldığında baş parmağı açılır. Suya ko­yulduğunda yüzme hareketi görülür (Babiniski ve yüzme refleksi)
  • Masaya sırt üstü yatırılan bir çocuğun masasına sert bir darbe indirildiğinde çocuk çapraz duran kollarını ani bir uyarı ile önce yana açmakta sonra birini kucaklıyormuş gibi kendi göğsüne ka­vuşmaktadır. bacakları da açılıp kenetlenmektedir. Bu refleks, gü­rültü dahil bütün uyarılara cevap vermektedir. (Moro refleksi)

Çocuğun sinir sistemi olgunlaştıkça ilkel hareketlerin (refleksle­rin) kontrol edildiği ya da tamamıyla kaybolduğu görülmüştür.

Bebeklerde Görme:Bebek doğduğu andan itibaren kuvvetli ışığı duyar. Ama eşyayı net olarak görmez. Göz, ışığı alacak olgunluğa ulaş­mamıştır. Görmüş gibi hareket eder. Gözlerini hareket eden bir cis­me diker. Ancak bazı çocuklarda göz hareketleri arasında uyarı yoktur. Normal olarak göz uyumu doğumdan bir kaç ay sonra sağlanailmekte ve iki göz yukarıdan aşağı, sağdan sola hareket eden cismi birlikte izleyebilmektedir. Doğumun ilk haftasında yapı­lan araştırmada bebeklerin sarı, kırmızı, beyaz ve parlak renklere daha dikkatli baktıkları görülmüş. İki ve altı ay arası çocukların renkli ve parlak renklere daha uzun süre baktıkları saptanmış. (Bu yaş çocuklara renkli, parlak oyuncaklar seçilmelidir.) Aynı araştır­mada, dört aylık çocukların eşyanın biçimlerini ayırt ettiklerini göstermiştir. Bu yaş çocuklarında eşyanın şekil renginden daha önem­lidir. Eşyanın hacimlerini küçük yaşlardan itibaren algılamaktadır­lar.

Çocuk bir kaç ay içinde kıyaslama yaparmışçasına çevresinde­ki insanlara yüzlerini inceler. Çocuk üç dört aylıkken biberonu gö­rünce doyurulacağım anlar. Yedi, aya doğru bir oyuncağı bilerek diğer dine atar. Görerek bir oyuncağı alması görme ile yakala­manın uyumunu sağlar.. Bebeklerin gözleri uzağı görür. Altı yaşına kadar çocuklar ya­kın mesafede görme yanlışlıklarını yapabilirler. Altı yaşında nor­malleşir.

Bebeklerde Duyma: Çocukların bazen anne karnında işittikleri sanılmakta­dır. Doğuşta bebeğinkulağı oldukça gelişmiştir. Bebek bir kaç gün içinde işitmeye başlar. .Araştırmalara göre sağdan ve soldan gelen seslere ayrı ayrı kafasını çevirmektedir. İlk aylarda insan zil ve Çal­gı sesini birbirinden ayırabilir.

Bir buçuk yaşından üç yaşına kadar çocukta ses uyumu hızlı bir gelişim gösterir. Çocuk önce sesleri dinlemiş olmak için dinler, zamanla farklı sesleri anlar. Kendi sesini dinler, tekrarlar, zamanla değiştirir. Yakınlarının seslerini tanımaya başlar.

Okul öncesi çağda sesleri ayırt etmesi ve müzik yetenekleri ol­dukça giişmiştir. (Kulak eğitimini geliştiren müzik çalışmalarına sık ve devamlı yer verilmdidir.)

Bebeğin İlk Sosyalleşmesi: İlk ayda bebeklerin karnı doydulduğu, altı temizlendiği zaman gülümsemeleri içgüdüseldir İkinci: ayda gülme birisini görme, sesini işitme ve dokunma ile görülür. Yalnız görme ile değil,sesini işitme vb. dokunmalarda çocukta gülme olur. Kör be­bekler okşandıklarında ya da tatlı bir sesle kendilerine birşeyler sölnediğinde gülümserler. Bebeğin ilk sosyal tepkisi, “gülme” ikinci ayda görülür ve olumlu bir davranıştır.

Bebeklerin mutlu davranışı gülmedir. Olumsuz davranışları; kaş çatma, vızırdanma, ağlama, başını öbür tarafa çevirmedir. Be­bekte gülme daha çoktur.

Anne ile çocuk arasındaki sıkı ilişkiden dolayı> çocukların tanı­yarak ilk gülümsemeleri annelerinedir. Çocukta insanla ilişki, eşya ile ilişkiden önce gelin İlk aylarda kendisine oyun yapan insan yü­zünü ilgi ilfe izlediği halde, cansız eşyaya aynı ilgiyi gösteremez.

Bu konuya cevap yazarak sende kendini ifade edebilirsin. Şunu unutma ki bilgi paylaşıldıkça çoğalır...

Benzer Yazılar