Otorite Çocuk Üzerinde Nasıl Kurulur ?

Otorite nedir ile çocuklarınızın Davranışlarını Nasıl Düzeltebilirsin ?  bölümünde çocuklarla ilişkilerimizi derinleştirme ve onların doğuştan var olan zekalarını çekip çıkarmaya yardım etme aracı olarak çocukların enerjisine zıt yönde olmaktan ziyade, onlarla birlikte hareket etme fikrini tartıştım. Bu yaklaşımı takip ettiğimizde çocukların her türlü problemini çözmek için en etkili hareketi yapmış oluruz.

Otorite Nedir ?

Çoğu ebeveyn bu yaklaşımı kağıt üzerinde kabul ederler ama çocuklarına uygulamayı düşündüklerinde sık sık belirli oranda korku yaşarlar. Çünkü bu düşünceler bizim otorite anlayışımızla çelişkili gözükür. Bu tür düşünceler bir gece kesin ve açık olarak  belirlenmeyip uzun yıllar boyunca formülüze edildiğinden çocuklarımızla ilişkilerimizde kötüleşir . Otorite hakkındaki görüşlerimiz ebeveynlerin, komşuların, arkadaşların, akrabalann ve hatta televizyon, sinema ve diğer medya yoluyla ifade edilen kültürümüzde hüküm süren görüşlerin sonuçlarıdır.

Buna ek olarak, otorite konusu bir insan olarak kişisel değer duygumuzla bağlantılıdır. Bu yüzden, bu konuyu düşündüğümüzde “kendi” olma duygumuzla derinden bağlantılı bir mesele keşfettiğimizi görürüz. İşte bu, kim olduğumuz anlayışını değiştirme beklentisiyle yüz yüze geliş çocuğumuza bu düşünceleri uygulamayı tasarladığımızda neden korku yaşadığımızın sebebidir; Ancak, çocuğun hükümranlık alanında etkili olarak iş yapmak istiyorsak ebeveynlik işlevinin önemli bir yönü olduğu için otoritenin doğasını anlamaya çalışmaktan ve ondan ne kazanabileceğimizi öğrenmekten başka bir seçeneğimiz yoktur. ( Çocuk psikolojisi ile ilgili detaylı bilgiler elde etmek için tıklayınız….)

Anlamaya çalışmamız gereken ilk soru şudur: Otorite dediğimiz o yaşantının esas doğası nedir? Bu soru oldukça tuhaf gözükebilir. Ancak, otoritenin doğasını gerçekten anlayamazsak çocuklarla nasıl bağlantı kurulacağını bilmemiz nasıl mümkün olabilir?

Otorite İle Çocuğu Disiplin Etmek

Otoriteye bu şekilde baktığımızda, çok ilginç bazı ilişkiler açığa çıkmaya başlar. Otorite dediğimiz şey, başkalarının refahı için sorumluluk kabul ettiğimizde açığa çıkan güç tecrübesidir. Bir an düşünün. Bir kral, ülkesindeki insanların refahından sorumlu olduğu için otorite sahibidir. Seçilmiş bir vekil, kendisini seçenlerin refahından sorumlu olduğu için otorite sahibidir. Doktor, hastasının sağlığından sorumlu olduğu için otorite sahibidir. Her he zaman bir başkasının refahı için sorumluluk kabul edersek, o sorumluluğu yerine getirmek için ihtiyaç duyduğumuz güç ayni anda ortaya çıkar ve ona otorite deriz.

Bu gücün kaynağı nedir? Bu çok ilginçtir. Bir başkasının refahını korumak için kullandığımız güç, o diğer kişiden yani kendisinden sorumlu olduğumuz kişi ya da kişilerden gelir. Bir kral, hükümranlığındaki insanlar ona güç kullanmaya izin verdiği sürece idaresi altındakiler üzerinde otoriteye sahiptir. Eğer hükümdara tabi olanlar onun artık krallığa layık olmadığını düşünürlerse güçlerini geri çekerler ve kralı düşürürler. Bir kadın, doktoruna güvenini kaybederse gücünü geri. çeker veya gücünü kendisini iyileştirmek için kullanır ya da kullanması için başka bir doktora verir.

Doğum esnasında, çocuklarıma insan olarak sahip oldukları gücü elimize verirler ve o güç, bizim çocukluktan boyunca onlara rehberlikte kullandığımız şeydir. Kralın gücünün hükmettiği insanlardan geldiği gibi, çocuklarımız üzerindeki otorite de onlardan gelir. Çocuklar bize bu gücü niçin verirler?

Çünkü çocuklar kendi kendilerine rehberlik edemeyeceklerini bildikleri bir evre içine girerler.Böylelikle, bu bir kendi parçalarına güvenme faaliyetidir. Kendilerini kontrol edecekleri zamanda uyanmaya başlayıncaya kadar onlara akıllıca rehberlik edeceğimize güvenirler.

Duruma bu şekilde baktığımız. da, oldukça farklı görünmeye başlar. Bu güveni doğrulayacak şekilde mi yaşıyoruz?

Gücü onların yararına mı yoksa kendimiz için mi kullanıyoruz? Korku unsuru olmaksızın otoritemiz etkili değilse, tamamen otorite değil yıkıcı bir kuvvettir. Gerçek otorite yalnızca isteklice verilmiş bir hediye gibi ortaya çıkar. Çocukları zorla kontrol altına almaya çalışırsak bize gücenmeye ve kaçınılmaz olarak bize karşı çıkmaya başlarlar. Daha önce bahsettiğimiz gibi kral tebasına adaletsiz davranıyorsa onlar, verdikleri otoriteyi geri alacaklardır. Çocuklar tabii ki daha farklı bir durumdadırlar. Bir ebeveyn çocuğa adaletsiz davranıyorsa, kendisine verilen gücü kötüye kullanıyorsa, çocuklar hemen parlayacaklar ve güçlerini geri alacaklardır. Bunu ancak kendi benlerini farkettiklerinde yapabilirler. Beni farketme merkezi varolduğu zaman doğal olarak doğumda nakledilen gücü kendilerine çekerler.

Otorite Nasıl Kurulur ?

  • Çocuklarımızla kurduğumuz ilişkinin kalitesi Bu önemli faktör, çocuklarımızın bize verdiği otoriteye ne derece saygı göstereceklerini belirler. Çocuklarımızla çok yüzeysel bir ilişkimiz varsa onlann bize saygı duymasını, bizi dinlemelerini beklememeliyiz. Otoritemiz çocuğumuzla kurduğumuz bağdan kaynaklanır. Aramızda bir bağ yoksa ya da çok yüzeysel ise otoritemiz de olamaz. Bir insan olarak çocuklarımıza karşı sevgi, dürüstlük ve saygı temeline dayalı, yıllar boyu süren bir ilişkiyle derin bir bağ kurduğumuzda, onlarla birlikteyken her ne zaman otorite söz konusu olursa bu bağlara dayandığımız için bize ve bizim söylediklerimize saygı duyarlar. Ebeveynler çocuklarıyla derin ve dinamik bir ilişki içine; girebilirlerse, bu çocuğa geri dönen gücün sonucudur ve onlara güçlerini akıllıca kullanmaları için kendine, güven hissi kazandırır.
  •  Bizim iç açıklığımız ve güven derin bir ilişkiden kaynaklanır ama aynı zamanda kendimizi insan olarak ne ölçüde anlamaya çalıştığımıza dayanır ve potansiyelimizi açığa çıkarır. Çocukların çevrelerinde farklı insanlar | olduğunda farklı cevaplar verdiğini farkettiniz mi? Bazı yetişkinlerle birlikte iken iyi, kibar ve sakin olurlarken bazılarının yanında da kaba, sesli ve aksi olurlar. Bu değişikliğin sebebi nedir? Çevrelerindeki insanların ruh halleri.İnsanların içlerinde olan şey bizim dışarıdan gördüğümüz şeydir.
  • Çocuğun kendi ben’ini farketme derecesi : Bu, çocuk büyüdükçe doğal olarak değişecek bir faktördür. Ayrıca, gücün çocuğa geri nakledildiği doğal bir yoldur. Çocuk büyüdükçe kendi ben’ini farketme derecesi artar. Kendi ben’ini farketme derecesi yükseldikçe çocuk, doğal olarak hayatı üzerinde daha fazla kontrol sahibi olduğunu farzeder. Bu durumda ebeveyn istekli olarak güç unsurunu çocuğa geri çevirmelidir. Süreç en uygun tarzda geliştikçe çocuk güçlerini geri ister ve gücü, yapması gereken işte kullanır.
  • Otoritemizi kötüye kullanırsak ya da çocuklarımıza gitgide kendi benlerini farkettikçe güçlerini geri çevirmeyi reddedersek çocukta üretici hayata yol açabilecek dereceyi engellemiş oluruz. Uç noktaya giderse, özgürce hareket edemez, psikolojik olarak yaşamımızın geri kalanında bize bağımlı psikolojik sorunlu insanlar ortaya çıkar. Böylece, çocuklann bize verdikleri gücü onlarla’ilişkilerimizde kullanma tarzı ve gücü tekrar çocuklara nakletmedeki hareket onların güçlerini tekrar ve ne ölçüde kazanabileceklerini ve yaşamlarında ne derece kullanabileceklerini belirler. Gücün nakledilmesi gereken nokta çoğu ebeveyn için çatışmaların yükselmeye başladığı zamandır.
  • Çocuklar henüz bebek iken, otorite sorunu kesinlikle yoktur. Onlar açıkça her yönden bize bağlıdır; öyle ki doğal otoritemizi hiç bir iç çatışma olmaksızın kolaylıkla yansıtırız. Fakat çocuğun kendi ben’ini farketme derecesi yükselmeye başladığında güç mücadelesi başlar. Bu noktadan sonra, çoğu ebeveyn sürekli çatışma yaşar ve çocuklarıyla ilişkileri çözülür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar