Çocuklarınızda ki Hiperaktivite Belirtilerini Gülerek Geçiştirmeyin!

Her çocuğun enerji patlaması yaşadığı zamanlar olabiliyor. Misafirlikte, evde, sokakta… Bir de kendi akranlarıyla özgür oyun alanı bulduğu taktirde onları tutmak mümkün olmayabiliyor. İşte tam bu zamanlarda biz de onlara sürekli “dur oğlum, yapma oğlum” gibi emirler söyleyerek sakinleştirmeye çalışıyoruz. İşe yarıyor mu? Çoğu zaman hayır. İşe yaramadığını gören bazı aileler şiddete de başvuruyor olsa da, hiperaktif çocuk olarak nitelendirdiğimiz bu afacanların ruhunu ve psikolojini anlamak, onların bu enerjisini yönetebilmenin temelini oluşturuyor.

Hiperaktivite nedir diye tam olarak bilmiyor olabilirsiniz. Bu çok normal çünkü çocuklarımızı enerjik zannederek pek önemsemediğimiz hiperaktivite, aslında “dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu” olarak tanımlanan rahatsızlık türünün en klasik belirtilerinden birisi. Yani hiperaktivite belirtilerinin temelini oluşturan şey ADHD ya da Türkçe olarak DEHB olarak bilinen bir rahatsızlık.

Çocuklarınızın bu kadar afacan olmasının arkasında yatan sebebi bilmediğiniz için onların bu durumunu “benim çocuğum hiperaktif biraz ablası/abisi” diyerek normalleştirebilirsiniz. Hatta toplumumuzda bir algı daha var ki, hiperaktif özellikler sergilemeyen çocuklara “pısırık” damgası bile vurulabiliyor. Bir evin içinde biri çok aktif, diğeri de durağan davranışlar sergileyen iki kardeş arasında aileler bu tür ayrımlar yapabiliyorlar. Ama durum pek öyle değil. Yani sandığınız gibi hareketli olan çocuğunuz, diğerine göre daha sağlıklı, aktif ve dinamik değiller.

Hiperaktif belirtilerine baktığımızda karşımıza en çok; sürekli ve sık sık konuşma, sakar bir şekilde bir yerden başka bir yere hamleler, otururken yerinde duramama, bir şeylere çarpma, her şeyi eline alma ve onunla oynama ihtiyacı hissetme gibi durumlar çıkıyor. Üstelik sanıldığı gibi sadece çocuklarda değil, yetişkinlerde bile görülebiliyor.

 

Tam bu noktada hiperaktiviteye bağlı olabileceği belirtilen 3 adet bozukluk türünden söz ediliyor;

Anksiyete bozukluğu: Anksiyete, çocukları huzursuz ve odaklanamaz hale getirebiliyor.

Hipertiroidi: çocuklarda nadiren görülüyor ama tiroit beziyle alakalı olan bu rahatsızlık, hiperaktiviteye neden olabiliyor.

İç kulak sorunları ile iç kulak bozuklukları: Çocukların sürekli hareket ihtiyacı hissetmesi işitme ve denge bozuklukları nedeniyle olabiliyor.

Bu 3 madde aslında en kritik olan örneklerden birkaçı. Daha farklı durumlar da söz konusu olabilir. Bu nedenle çocuğunuzda aşırı bir hareketlilik görüyorsanız bir uzman doktora görünmenizde fayda var. Sizin gülerek “bizim çocuk da pek hiperaktif” şeklinde geçiştirdiğiniz şey, ciddi sorunların başlangıcı olabilir.

Bu konuya cevap yazarak sende kendini ifade edebilirsin. Şunu unutma ki bilgi paylaşıldıkça çoğalır...

Benzer Yazılar